İçeriğe geç

2017 Şubat Ayı Dergi

Knut Ist Tot!

*(Knut Öldü!)

Kanada’da doğan ve Doğu Almanya’da bir sirkte çalıştırılan 20 yaşındaki Tosca, Münih’teki Hellabrunn Hayvanat Bahçesinde çalıştırılan 13 yaşındaki Lars ile çiftleştikten sonra 5 Aralık 2006’da Knut ile isim verilmeyen erkek kardeşini doğurdu. Fakat bilinmeyen bir sebepten dolayı, Tosca yavrularını kafesi içindeki bir kayanın üzerine terk etti.  Hayvanat bahçesi görevlileri, yavruları kafesten kurtarsa da, Knut’un kardeşi dört gün sonra enfeksiyon sebebiyle öldü.  Fiziksel olarak normal bir yavrudan daha küçük olan Knut, hayatının ilk 44 gününü bir kuvözde geçirmek zorunda kaldı. Kuvözden çıktığında, sürekli bakıma ihtiyaç duyduğu için hayvanat bahçesi görevlilerinden Thomas Dörflein, geceleri yavrunun yanındaki bir yatakta uyumaya, her gün onunla oyunlar oynamaya, onu yıkamaya ve beslemeye başladı.  Dörflein, Knut’un üvey babası olmuş, iki günde bir yapılan bir saatlik şovlarında bile onun yanından ayrılmamıştır. Daha sonraları Knut’a titizlikle bakması ve onun için çabalarından ötürü Berlin Liyakat Madalyasına layık görülmüştür.

2007 yılının Mart ayı başlarında PETA aktivisti ve sözcüsü olan Frank Albrecht, Alman Bild-Zeitung gazetesine verdiği demeçte, Knut’un yerli evcil hayvan olarak yetiştirilerek aşağılanması yerine öldürülmesi gerektiğini söyleyerek hayvanat bahçesi yetkililerinin onu canlı tutmasının hayvan koruma mevzuatına aykırı olduğunu belirtti.  Bir grup çocuk, ellerinde “Knut Yaşamalı”, “Knut’u Seviyoruz” yazan afişler tutarak hayvanat bahçesi önünde protestolar düzenledi ve dünyanın her yerinden hayvanat bahçesine Knut’un yaşaması gerektiğine dair e posta ve mektuplar yağdı. Bu haberin yayımlanması ile Knut’un ulusal ünü, uluslararası hale geldi ve PETA sözcüsü Albrecht, ölüm tehditleri almaya başladıktan sonra ikinci bir açıklama yaparak önceki demecini Knut’un öldürülmesi için değil, yasanın değişmesi için verdiğini iddia etti.  Berlin Hayvanat Bahçesi ise, Knut için yağan desteklerden sonra harekete geçti ve ona zarar verilmeyeceğinin sözünü verdi.

23 Mart 2007 yılında Knut, ilk kez halkın önüne çıktı. Bunun haberini yapmak için dünyanın her yerinden yaklaşık 400 gazeteci Berlin Hayvanat Bahçesini ziyaret etti ve o gün “Knut Günü” olarak adlandırıldı. Berlin Hayvanat Bahçesi, Mart 2007 sonunda bir tescilli marka olarak Knut’un patentini aldı ve Berlin Borsasındaki payı iki kattan daha fazla arttı. Çeşitli firmalar, zil sesleri ve sevimli oyuncaklar gibi tema ürünler geliştirerek Knut’u çevreleyen dikkatten ciddi kazançlar elde etti. Peluş oyuncak şirketi Steiff, birçok Knut tabanlı peluş oyuncak üretti ve ilk 2.400 oyuncak, 4 gün içinde sadece Berlin Hayvanat Bahçesinde satıldı. Steiff, kazandığı paralarla Knut’un hayvanat bahçesindeki evini yeniledi. Knut, 29 Mart 2007’de, Alman magazin dergisi Vanity Fair’in kapağında yer aldı ve iç sayfalarında Knut’un yaşamı hakkında bilgiler verildi. Şekerleme firması Haribo, Cuddly Knut adlı bir ürünü Nisan 2007’de piyasaya sürdü. Firma, satılan her tüp Knut şekeri için hayvanat bahçesine bağış sözü verdi. Şekerlemelerin satışları beklenenin üzerinde olunca, talebi karşılamak adına ikinci bir fabrika açarak üretimi artırmak zorunda kaldı. Knut, diş ağrıları yüzünden kısa bir süre gözler önüne çıkartılmadı fakat haberciler, 16 Nisan 2007’de onun bilinmeyen ciddi bir hastalığı olabileceğini söylediler. 18 Nisan 2007 tarihinde ise, bilinmeyen biri tarafından hayvanat bahçesine gönderilen faksta “Knut ist tot! Donnerstag Mittag”(Knut öldü! Perşembe öğlen.) yazıyordu. Bunun üzerine polis, Knut’un güvenliğini artırdı. Knut, henüz bir yaşındayken kendisi ve sağlığı hakkında çok fazla yanlış ve doğru öykünün yayılması ile oldukça ünlü hale geldi.

1 Mayıs 2007 tarihinde, New York merkezli Turtle Pond Yayınları ve Berlin Hayvanat Bahçesi, küresel ısınma konusunda bilinçlendirme spotlarında Knut’un dünya genelinde yayın hakları için bir anlaşma imzaladılar. Knut’un yaşamı ile daha önce yayımlanmamış fotoğraflarının da yer aldığı “Knut, der kleine Eisbärenjunge (Küçük Kutup Ayısı Knut) adlı 44 sayfalık kitap Craig Hatkoff tarafından yazılarak Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Japonya, İngiltere, Meksika, Çin ve İtalya’da yayımlandı.

Kasım 2007’de, Knut 90 kg ağırlığa ulaştı ve artık kendisine yakından hizmet vermek oldukça tehlikeliydi. Knut’un doğum gününde, yüzlerce çocuk doğum günü partisine katıldı. Parti, ayrıca Alman televizyon kanallarında canlı yayınlandı ve Milli Darphane, Knut’un doğum gününe özel 25.000 adet gümüş hatıra sikkesi bastırdı.

Aralık 2007’de ise Nürnberg Hayvanat Bahçesinde, Flocke adında bir dişi kutup ayısı doğdu. Alman gazeteleri ona Bayan Knut diyerek bu iki Almanya doğumlu kutup ayısının arkadaş olabileceğini öne sürdü. 31 Aralık 2007’de, Hollywood film yapımcısı Ash R. Shah’tan, Knut’un yaşamını konu alan bir animasyon filmi yapmak için hayvanat bahçesine 3.500.000 avroluk bir teklif sunu.

Berlin Hayvanat Bahçesi, Knut’un, 2007 yılı için katılım rakamlarını %30 arttırdığını, Hayvanat Bahçesinin 163 yıllık tarihi boyunca en kârlı yılı olduğunu, ziyaretçi sayısının artışı yanında satılan malların tutarıyla da yaklaşık 5 milyon avro kazandırdığını açıkladı.

Knut’un ünü, 2 Mart 2008 tarihinde, Berlin’de prömiyeri yapılan Alman filmi Knut ve Arkadaşları ile beyaz perdede yükselmeye devam etti. İlk kez halkın önüne çıkışından tam 1 yıl sonra Knut’un 130 kg olduğu açıklandı ve çok güçlü bir cam kafes içinde ziyaretçilerin arasına konuldu. Temmuz 2008’de, Knut’un babası Lars’ın sahibi Neumünster Hayvanat Bahçesi, Berlin Hayvanat Bahçesine, Knut’un başarısından elde edilen gelir üzerinde hak elde etmek için dava açtı. Dava gerekçesi olarak açıklama yapan Neumünster Hayvanat Bahçesi Müdürü, “Biz, Knut’un çevresinden ayrılmasını istemiyoruz fakat bizim de para isteme hakkımız var” dedi.

Alman Çevre Bakanı Sigmar Gabriel, 2008 yılında Bonn’da yapılacak olan Tehlike Altındaki Türler ile ilgili bir konferans için Knut’u maskot olarak seçti ve kampanya logosunda Knut’u tasvir etti. 9 Nisan’da, üzerinde 1 yaşındaki Knut’un tasviri olan “Dünya Çapında Doğayı Koru” sloganıyla gösterilen özel pulları yayımladı.

Knut, ününden ve insanların ilgisinden günden güne daha çok memnun bir halde yaşamaya devam etti. 2008 Eylül ayında, babası olarak gördüğü Thomas Dörflein, aniden kalp krizi geçirerek öldü. Knut, bir süre depresyon halinde yaşadı. Aynı ay, Knut ile aynı yaşta olan Giovanna isimli dişi kutup ayısı, Hellabrunn Hayvanat Bahçesinden Berlin’e götürüldü. Ona, orada kalacağı düzenli bir yuva yapılırken geçici olarak Knut’la birlikte, Knut’un kafesinde yaşadı. Giovanna’nın gelmesiyle birlikte dünyanın her yerinden insanlar bununla ilgilendi. İki ayının da (cinsel olarak olgunlaşmamış olmalarına rağmen) çok kısa sürede flört edeceğini düşünüyordu. Depresif halinden çıkamayan Knut için, onu büyüten yetkililerden biri olan Markus Röbke, Knut’un yalnız yaşamaya alışmasına yardımcı olmak için hayvanat bahçesinden ayrılması gerektiğini açıkladı. Knut’un, Thomas Dörflein’i özlediğini, yanında kimse olmadığında ağladığını ve devamlı olarak yanında Dörflein’in yaptığı gibi birine ihtiyaç duyduğunu söyledi. Röbke’ye göre bu değişmek zorundaydı.

Mart 2010 ayında, PETA, Giovanna’nın başka bir yerde kalması için çağrıda bulundu. Knut ile Giobanna, aynı dededen gelmekteydi ve üç yıl önce Knut’un öldürülmesi gerektiğini söyleyen Frank Albrecht, eğer aynı cinsten iseler Alman kutup ayısı nüfusunun tehdit altında olabileceğini belirtti. Berlin Hayvanat Bahçesi, Giovanna’nın kalışının kısa bir süreliğine olduğunu açıkladı. Ağustos 2010 tarihinde, Giovanna’nın Münih’teki yuvasının onarımı tamamlandı ve Münih’e geri taşındı.

9 Mart 2011 tarihinde, Hayvanat Bahçesinde 700 kadar ziyaretçinin olduğu esnada, yuvasındaki bir kaya parçasının üzerinde dinlenen Knut’un sol bacağı titremeye ve suya düşmeden hemen önce daireler çizmeye başladı. 22 Mart’ta yapılan açıklamada, otopsi sonucunda, babası Lars’tan kalıtsal olarak geçen epilepsinin, beyinde ani ölüm için neden olarak kabul edilebilecek önemli değişlikler yarattığı belirtildi. 26 Mart’ta Knut’un bir havale sonrası öldüğü ortaya çıktı ve beyni incelemeye alındı. 1 Nisan’da, patoloji uzmanları, Knut’un ani ölümünün boğulmadan meydana geldiğini açıkladılar. Ayı’nın epilepsi nöbeti, enfeksiyonla tetiklenen bir beyin iltihabından kaynaklanmaktaydı. Knut, ölümünden önce hastalığa yönelik hiçbir belirti göstermemesine rağmen patologlar, nöbeti tetikleyen enfeksiyonun uzun süredir orada olduğunu belirttiler.

Bu gerçek hikâye, kendi türümüzden tiksinmemiz için biraz daha yeterli bir sebep değil mi?

Batuhan Dedde

şubat,2017, Ayı Dergi

Tarih:Arşiv

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir