İçeriğe geç

2014 Mayıs Ot Dergi

Sosyopatik Yalnızlık

Caddenin köşesinde arabasından indi, kafasına beresini takıp arka sokaklara doğru yürüdü. En dibe, en karanlığa, en dipteki insanların arşınladığı kaldırımlara… Bir orospuya yaklaştı, orospu da ona. Çok da uzun sürmeyen bir pazarlığın ardından kadın, adamın koluna girdi ve kaldırımları iki dipteki insan olarak arşınlamaya devam ettiler. Bu kez rota, aydınlığı gösteriyordu, ışıltılı caddeleri, görkemli apartmanları ve neon lambaları… Arabaya binip devam ettiler yollarına, adam yolda bir tekel bayisinin önünde durup içecek bir şeyler aldı. Kadına sordu, “Bir şey içer misin?” “Evet” dedi kadın. “Bir şişe kaliteli şarap.” Adam elinde birkaç poşetle geri döndü, kontağı çevirdi ve ışıltılı caddedeki seyir hali devam etti. Büyükçe bir apartman dairesinin önünde yavaşladılar ve bir garaj kapısından içeriye daldı adam. Arabadan inildi, asansöre binildi. Yukarı çıkarken, adamı boynundan öpmeye kalktı kadın. Direndi adam ve zarif bir hareketle uzaklaştırdı fahişeyi kendinden. Asansör bir katta durdu ve indiler, bir daire kapısından girmek üzere.

İçeriye girdiklerinde önce bir şeyler içmek istediğini dile getirdi adam, kabul etti kadın. İçtiler. Kadehler boşaldıkça kafaları doldu. Ve adam sordu;

“Kaç para istiyorsun bir gece için?”

“200 lira” dedi kadın.

“Seks değil” dedi adam. “Uyumak için, sarılarak.”

Anlamsızca baktı suratına adamın, adam devam etti.

“Anlamayacak ne var bunda? Sarılıp uyuyacağız, hepsi bu. Sabah yine normal ücretini alıp gideceksin.”

Şaşırdı kadın ama ticaret gereği kabul etti. İçkiler bitti ve soyunmadılar hiç. Kadının arkasına kıvrılıp belinden sımsıkı sarıldı adam, avcunu kadının memesiyle doldurarak, ensesinden öptü, gözlerini kapayıp kısık bir sesle seslendi: “İyi geceler…”

“İyi geceler” diye karşılık verdi kadın, kısık ve şaşkın bir ses tonuyla. Akrep, yelkovanla çatıştı ve tanrı güneşten şapkasını çıkartıp selam durdu dünyaya; Reverans!

Adam, fahişeden önce uyandı. Bir anlık şaşkınlık yaşadı uyku sersemliğiyle ve huzur buldu, kollarında bir canlının olmasından dolayı. Sayılı bir andı bu, terli bir yatakta iki kişi uyanmayalı. Gözlerini biraz daha araladı adam ve onu gördü. Kalkıp bir sigara yaktı aynanın karşısında ve acıdı kendine, kızdı, bağırdı. Öfkeli bir ses tonuyla; “Huzuru bir orospuda arayacak kadar manyaklaştın!”

Sigarasını aynada söndürdü. İçeri odaya gittiğinde uyuyordu hâlâ kadın. Cebinden 2 adet 200’lük banknot çıkardı ve tam masanın üzerine bırakacakken geri cebinde koydu. Orospunun, masanın üzerinde duran çantasını aldı, içini karıştırırken cüzdanını buldu ve içinden 200’lük bir banknot çıkartıp kendi cebine koydu. Bir kâğıt parçasına bir şeyler karalayıp çıktı evden adam.

Saatler sonra kadın uyandı, masanın üzerinde bir not buldu;

“Kusura bakma, orospu olan sen değil, benim. Parayı hak eden de benim. Evden bir şey çalma!”

Mesaisini boş yere bir sosyopata harcadığı için küfürler savururken evin duvarlarına orospu, sosyopat kalabalık bir kasırganın ortasındaki kelebek rolünü oynamak için çoktan kostümünü giymişti bile…

Batuhan Dedde

Ot Dergi, Mayıs 2014

 

Tarih:Arşiv

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir